Erdoğan’dan Çöken Binayla İlgili İlk Açıklama: 16 Vatandaşımıza Rahmet Diliyorum

Güncel

Tuzla Tersanesi’nde Test ve Eğitim Gemisi Ufuk (A-591) Denize İniş Töreni’ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan satır başları şöyle:

“Türk müdafaa Sanayii yerine tarihi tek adım attığımız gün içinde sizlerle birlikte olmaktan hatri sayilir büyüklükte tek memnuniyet duyuyorum. Saatler evvel Kartal’daki tek binanın çökmesiyle yıkıntı altında kalarak ebediyete uğurladığımız 16 kardeşimize Allah’tan rahmet diliyorum.

Buradaki kardeşlerimiz kışın soğuğuna denizin rüzgarına aldırmayarak, çalışarak Türkiye’nin kalkınma hamlesine öncülük ediyorlar. Yalnızca Tuzla bölgesindeki tersanelerde nihayet 16 senede iki bin geminin tamiri, onarımı gerçekleşmiştir. Tersanelerimizin bu seviyelere ulaşması ülkemiz ekonomisi yerine çok çok önemlidir. İşçi kardeşlerimizin emekleri, tabiki devletimizin de teşvik ve destekleriyle Türk gemicilik endüstri üzerindeki ölü toprağını silkeleyerek nihayet 16 senede tekrar şaha kalkmıştır.

İnşallah tek sonraki dönemde el birliği içinde muvaffakiyet çıtamızı dahada da yükseklere taşıyacağız. Türkiye’yi başka alanlarda olduğu gibi, gemi üretimi, tamiri alanında da dünyanın lider ülkelerinden biri yapacağız.

“ALANININ LİDERİ OLACAK”

1,5 sene evvel denize indirdiğimiz Kınalıada Korveti’nin derhal peşinden beşinci gemimiz Ufuk Korvetini de denize indireceğiz. bendeniz ülkemiz Cumhurbaşkanı olarak ülkemize bu gururu yaşatan yüklenici firmalarımıza, mühendislerimize, emekçi kardeşlerimizin her birine ayrı ayrı şahsım ve milletim yerine teşekkür ediyorum.

94,5 metre tam boyu, 3,6 metre su çekimiyle Ufuk korveti alanının öncüsü olmana aday tek gemidir. Gemi, 10 tonluk tek helikopter amaciyla İhtiyaç duyulan platforma sahiptir.

TÜRKİYE’NİN İLK İSTİHBARAT GEMİSİ…

Ufuk korveti; ülkemizin evvel istihbarat gemisi olma özelliği taşıyor. Ufuk korvetimiz ağır abuhava ve deniz şartlarında 45 vakit süresince kesintisiz seyretme yaparak ulusal güvenliğimize baz alinarak tehditleri hatıranda tespit edebilecektir. özellikle ikaz istihbaratının yasamsal önem kazandığı suanki dünyasında Ufuk korvetinin çok hatri sayilir büyüklükte tek boşluğu dolduracağına inanıyorum. Ufuk korveti, Türkiye’nin denizlerdeki gören gözü olacaktır.

Suriye kaynaklı tehditlerle, Ege ve Karadeniz’deki gelişmeler sonrasında bu gereksinim çok dahada aciliyetli vaziyete gelmiştir. her vakit ifade ettiğim benzeri sahada varlık göstermeyen masada kendine yer bulamaz.

Şayet bu erken PKK pkk terör örgütü tarihinin en hatri sayilir büyüklükte hezimetini yaşıyorsa, bunun nedeni terörle mücadelemizin kendisinin imkanlarımızla yürütülmesidir. tek mühim neden de ülkemizin 30 senelik terörle mücadelesinde yaşanan köklü paradigma değişimidir. 2015’ten itibaren; terörü kaynağında yok etme ve kesintisiz harekât taktigine geçtik. dahada evvel operasyonlar sene belli dönemlerinde yapılırken, tertemiz stratejiyle yaz-kış demeden 365 vakit süresince operasyonlar gerçekleştirerek teröristlere nefes aldırmıyor. Bunun yanında teröristleri takip ve imhada güvenlik birimlerimize asimetrik güç sağlayan İHA ve SİHA’larımızın sayısını artırdık.

nihayet üç senede vatandaşlarımızın canına kast eden, ülkemizi bölmeye çalışan bütün pkk terör örgütlerine karşı çok hatri sayilir büyüklükte başarılar kazandık. Ülkemizin bugünlere gelmesi tabiki basit olmamıştır.

ülkemiz yakın tarihinde silah, mühimmat ve askeri teçhizat itibariyle dışa bağımlılığının acısını çekmiştir. Kıbrıs barış harekatında tatbik edilen ambargolar, tehditler milletimizin hafızasında derin izler bırakmıştır. Bu dönemde, ülkemiz parasını peşin ödediği uçakları dahi teslim alamamış, üç sene Amerikan patentli hiçbir yedek parçanın, cephanenin ülkemize satışına müsaade edilmemiştir.

“EN küçük ANLAŞMAZLIKTA SİLAH ANLAŞMALARINI GÜNDEME TAŞIYORLAR”

bu erken dahi müttefiklerimizle yaşadığımız en sade tek anlaşmazlıkta silah alım anlaşmalarını gündeme taşıdıklarını görüyoruz. Bölgemizdeki despotları silah ve mühimmata boğanlar mevzu ülkemiz olunca kırk dereden su getiriyor. Dünyanın en eli kanlı teröristlerine silah verenler, mesele ülkemiz olunca engeller çıkarıyorlar. DEAŞ’dan PKK’ya civarindan Müslümanların kanını döken bütün pkk terör örgütlerinin elinde batılı ülkeler mahreçli silahlar var. Suriye’nin kuzeyinde etnik temizlik faaliyeti yürüten YPG’nin elinde müttefiklerimizin bombaları, silahları var. Türkiye’nin eli kolu bağlı şekilde beklemesi mümkün değildir. Tarih ders almayanlar amaciyla tekerrür eder.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir